Kılıçdaroğlu: Bütün bu olayların temel sorumlusu sarayda oturan kişidir

Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, NTV canlı yayınına katılarak gündemi değerlendirdi.

“Yarış ilk turda biter” diyen Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satırbaşları şöyle:

MEYDANLAR BAHAR İSTİYOR: Seçim meydanları güzel. Meydanlar demokrasi istiyor, ekonominin düzelmesini istiyor. Çıkış istiyor, umut istiyor, bahar istiyor. Sorunsuz hiçbir alanımız yok, saray hariç. Onun dışında her kesim sorunlardan çıkmak, kurtulmak istiyor.

ERZURUM PROVOKASYONU: Elinde Türk bayrağı olan 7-8 yaşındaki bir çocuğa kim hangi gerekçeyle taş atar. Hangi vicdan sahibi buna evet der? Elinde taş olan kişiler bunu güvenlik güçlerinin gözetiminde yapıyorlar. Bütün bu olayların temel sorumlusu sarayda oturan kişidir. Toplumu bu kadar germenin mantığı var mı? Bu seçim sürecinde bir kez dahi adını ağzıma almadım.

DEVLET SAHİPSİZ KALDI: Hayatımda hiç duymadığım yalanları bu dönemde duydum. Bu kadar karalamaların olduğu bir seçim hatırlamıyorum. Cumhurbaşkanlığı makamı devletin sigortasıdır. Son başvurulan ve sorunların çözüldüğü makamdır. Bırakmışsınız orayı, devlet sahipsiz kaldı, asıl beka sorunu budur. Bunu yapanlar insan değildir. Bindirilmiş kıtalar gibi. Zaten sayıları da fazla değildi. Tahrik edenler kim, orayı yönetenler.

SAKİN OLUN: Kim gözaltına alındı? Herhalde gidecekler, CHP il başkanını gözaltına alacaklar. Bütün bunlara rağmen tüm vatandaşlarıma sesleniyorum, lütfen ama lütfen sakin olun. Seçime gidiyoruz, savaşa gitmiyoruz.

TAŞ ATTIRANLARI İSTİYORUM: Kim bunları tahrik etti? Taş atanlar değil onlara ataş attıranları ben istiyorum. Kim onlara taş atın diye talimat verdi, bana asıl onlar lazım. Vali neden bu kadar yetersiz kaldı? Polis neden kılını kıpırdatmadı? Polise dokunma talimatını kimler vardı? Bize bunlar lazım.

MUHARREM İNCE’NİN ADAYLIĞI: (İnce’nin Babacan ve Davutoğlu çekilsin destek veririm’ sözlerinin sorulması üzerine) Biz yolumuza bakıyoruz. İnce’ye teklif yapıldı. Ayrıntılara girmek istemem ama medyada da yer aldı. İnce ile görüşmemizden sonra Engin Altay’ı Muharrem Bey’e gönderdim.

GÖZ YUMMAM: Geçmişe yönelik yapacağımız sorgulama kul hakkı yiyenler, yolsuzluk yapanlar ile ilgilidir. Bununla ilgili tavrım son derece net. Kim olursa olsun babam bile olsa yolsuzluk yapmış ve ben göz yumamam, ben devleti yönetemem.

İHTİLAF ÇIKMAYACAK: Sayın Davutoğlu da sayın Babacan da hayatlarına, mal varlıklarına bakın. Biz demokrasi için bir araya gelmiş kişileriz. Üç yıl içinde yoksulluğu bitireceğim. Biz altı lider bir aradayız. Doğal olarak CHP listelerinden aday olanlar kendi partilerine gideceklerdir. Hiçbir tartışma olmasın diye 2 bin 400 maddelik metin hazırladık. Her alanda neyi öngörüyorsa hepsi orada var. Altı lider imzalamışız. Dolayısıyla hiçbir ihtilaf çıkmayacak.

KARŞI TARAFI DESTEKLİYOR: Kandil’den Millet İttifakı’nı desteklemeye yönelik bir açıklama kimin işine yarar? Bizi mi destekliyorlar, onları mı destekliyorlar? Akıl var, mantık var. Terör örgütü kalkıp da ben seni destekliyorum diyorsa aslında bu karşı tarafı destekliyorum demektir.

Bunlar kendi çocuklarını paralı askere gönderdiler, ben göndermedim. Şimdi onlar mı vatansever ben mi? Suriye’de 34 askerimiz şehit edildi, Putin’in kapısında nefes aldı. Yahu şehit edilen bizim askerlerimiz, senin orada ne işin var? Gitti, koridorda bekletti, kronometreyi çalıştırdı. Hani dünya lideriydin!”

Terör bir insanlık suçudur, nereden ve kimden gelirse gelsin. Terörle mücadele bir devletin en meşru görevidir. Devlet devlet gibi çalışsaydı, pek çok şey çok daha erken çözülürdü.

BÜYÜKELÇİLİKTE NE İŞİ VAR: Dışişleri Bakanlığını devre dışı bıraktılar. Yahu rüşvet alan adamın büyükelçilikte ne işi var. İsmini söylüyorum, dava bile açamıyorlar. Siz bunu Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil etsin diye büyükelçi yapıyorsunuz.

HDP’NİN DESTEĞİNDEN MEMNUNUZ: Bizim bir partiye söz verme şansımız yok zaten. Bütün görüşlerimiz mutabakat metninde var zaten. Boşu boşuna gereksiz bir tartışma gidiyor, yok masanın altı, yok masanın üstü. Bizim görüşümüz de net, HDP’nin dahil olduğu üçüncü ittifakın görüşü de net.

MECLİS’TE KABUL EDİLEN YASA: Bize destek veriyorlar, biz bu destekten memnunuz. Şu bize destek vermesin, o bize destek versin, öyle bir şey yok. Herkesin oyunu istiyoruz. TBMM yerel yönetimler kanunu kabul etmiş. Mecliste kabul edilen yasaya karşı çık diyorlar. DSP ve MHP’nin olduğu bir dönemde çıkan bir kanun. AB’ye tam üyelik sürecinde bu kanun kabul edildiğine göre Türkiye’nin yararına olduğu düşünülerek TBMM’de kabul edildi. (HABER MERKEZİ)

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*